Oyun istasyonu’nda inecek var
insanın bir aktiviteyi yapmayı hem oldukça sevmesi hem de bir türlü bunu layıkıyla yapamaması pek fena olsa gerek. ben bu tanımlamaya uyan bir karakter gösteriyorum; zira pc/konsol oyunlarını oynamayı seviyorum, duruma göre kendimi kaptırabilirim bile. bilhassa normal futbol/menajerlik ve savaş/aksiyon oyunlarına bayılıyorum, vaktin nasıl akıp geçtiğini anlayamıyorum. ama işin kötüsü bir türlü başarılı yeteri kadar başarılı olamıyorum.
güzel güzel ordularımı kuruyorum, taktiğimi belirliyorum; sonra savaş başlıyor ve düşman kafama çak çak geçiriyor iki tane. devletimin parasının iki dakikada bitivermesi de cabası. keza takımım yeni sezona hazır, transferler tamam, mükemmel bir 4-3-2-1 taktiği geliştirmişim. sezon başlıyor, takriben ilk devrenin bitimine kadar kovulmuş oluyorum. ekrana doğru küfrederek, oyundan çıkıyorum; hatta sinirimi alamazsam oyunu uninstall ediyorum. kökten çözüm.
neyse efendim; hafta sonu bir tanıdıkta dev ekranda playstation 3′te PES 2008 oynama şansı buldum. bu yazıyı yazmamı sağlayacak kadar beğendim. aşık oldum. ama almasam daha iyi. hem o kadar para yok hem de alırsam hanım kızar. ;)
