Arşiv

Archive for Kasım, 2008

Oyun istasyonu’nda inecek var

Kasım 26, 2008 vladivostox Yorum yapın

insanın bir aktiviteyi yapmayı hem oldukça sevmesi hem de bir türlü bunu layıkıyla yapamaması pek fena olsa gerek. ben bu tanımlamaya uyan bir karakter gösteriyorum; zira pc/konsol oyunlarını oynamayı seviyorum, duruma göre kendimi kaptırabilirim bile. bilhassa normal futbol/menajerlik ve savaş/aksiyon oyunlarına bayılıyorum, vaktin nasıl akıp geçtiğini anlayamıyorum. ama işin kötüsü bir türlü başarılı yeteri kadar başarılı olamıyorum.

güzel güzel ordularımı kuruyorum, taktiğimi belirliyorum; sonra savaş başlıyor ve düşman kafama çak çak geçiriyor iki tane. devletimin parasının iki dakikada bitivermesi de cabası. keza takımım yeni sezona hazır, transferler tamam, mükemmel bir 4-3-2-1 taktiği geliştirmişim. sezon başlıyor, takriben ilk devrenin bitimine kadar kovulmuş oluyorum. ekrana doğru küfrederek, oyundan çıkıyorum; hatta sinirimi alamazsam oyunu uninstall ediyorum. kökten çözüm.

neyse efendim; hafta sonu bir tanıdıkta dev ekranda playstation 3′te PES 2008 oynama şansı buldum. bu yazıyı yazmamı sağlayacak kadar beğendim. aşık oldum. ama almasam daha iyi. hem o kadar para yok hem de alırsam hanım kızar. ;)

Categories: günlük Etiketler:, , , ,

Lütfen beni ara(cı)nıza almayın

Kasım 20, 2008 vladivostox Yorum yapın

her sabah aynı noktada, servisin gelip beni işe götürmesini bekliyorum. servisin, bulunduğum noktaya varma zamanı 10-15 dakika aralığında seyrettiğinden dolayı etrafa bakmaktan başka zamanın geçmesini sağlayan bir meşgalem yok. en dikkat çekici olan, neredeyse 10′a yakın insanın sabahın bana göre hayli körü olan saat 8 gibi parkta yürümeleri. beklediğim süre boyunca bir ileri bir geri gidip duruyorlar. onların yerinde olsam şahsen biraz daha uyumayı tercih eder, yürüyeceksem de öğlen gibi bunu yapardım. tembelliğimden değil ama orası yanlış anlaşılmasın.

bir de habire bana düt düt yapıp mesaj yollayan taksicilere uyuz oluyorum. öyle kendi başıma yolun köşesinde duruyor olmam taksiye bineceğim manasına gelmiyor doğal olarak. tabi hemen yakında insanlar 4′erli gruplarlar halinde taksi-dolmuş yapıyorlar orası ayrı; yani taksicinin hedef kitlesinin onlar olması lazım. kendi yararına zira. neyse, işte tüm bu kıl olmalarım nedeniyle önümden geçip de bana düt düt yapan taksicilerle göz teması kuruyorum, karşılıklı bakışıyoruz bir süre. bekliyor benden bir el hareketi ama nafile; elimi ceketimin cebimden çıkarsam hemencecik duracakmış gibi. bir de e5′te bilimum köprü altında uçan kaçan tüm canlılara dakikalarca değişik tonlarda korna çalan minibüsçülere garezim var, bu nedenle metrobüs gelsin heryere. bu camiadan da kurtulmuş oluruz böylece.

Sağa dönüşte yayaya yol ver

Kasım 17, 2008 vladivostox Yorum yapın

otokritik yapmak gerekirse, erkek camiasında hödük sayısı hayli fazla diyebilirim. günün herhangi bir anında bu sınıflandırmaya tabi olabilecek birileriyle karşılaşmak mümkün. daha evvel yazdığım üzere bir kaç ay evvel araba aldık; asıl olarak eşim işyerine biraz daha kolay ve kısa sürede gidip gelebilsin diye. hal böyle olunca haftanın 5 günü kendisi devamlı trafikte ve bahsi geçen hödüklerle sık sık muhatap oluyor. arabanın camını açıp el kol hareketi yapanlar, hatta işi abartıp arabadan inip küfür edenler… tamam belki çok tecrübeli olmadığı için saçma hatalar yapıyor olabilir, ki ben de bayağı bir yapıyorum onlardan, ama insanların bu acelesi/telaşı/asabiyeti/ahmaklığı da anlaşılır gibi değil. ne güzel altına bir araba çekebilmişsin, otobüslerde ya da minibüslerde vakit geçirmiyorsun; gitsene sakin sakin. yarebbim!

Categories: havadan sudan, kafama takildi Etiketler:,

Salataya bol sirke lütfen

Kasım 13, 2008 vladivostox Yorum yapın

ingiltere’de geçirdiğim 1 sene boyunca evsel işlerde belli bir tecrübeye sahip olmuştum. temel yemekleri yapabiliyor, çamaşırların makinada nasıl yıkanacağını kavrıyor, ütü yapmanın prensiplerini özümsüyor vaziyetteydim. bir tek genel oda/masa/dolap düzeni konusunda problemlerim vardı; eh o kadarı da olsun zaten. kimin yok ki! ama neticede 1 sene sonra artık gına gelmişti hepsinden, kahvaltıda muz yemeye başlamıştım kolay olsun diye. vahimdi kısacası…

o nedenle evlendikten sonra evde yapılagelmesi gereken bazı eylemlerden o kadar da çekinmiyorum. zaten çekinmesem de yapmamak gibi bir lüksü kullanabilme şansım yok. (hanım kızar zira!) neyse, dün bu çerçevede ilk kez salata yaptım. yemek sitelerinde olduğu gibi fotolarını çekip koyabilirdim buraya, ama ben daha mantıklı ve gastronomik bir yolu tercih edip salatayı fotoğraflamak yerine yemeyi tercih ettim. güzel oldu neticede, etrafı da fazla pisletmedim ki bu da artı bir değer olarak cv’me yazılabilir pekala. artık eğer kriz zamanı işsiz kalırsam ne olabileceğimi biliyorum… ;)

Categories: havadan sudan Etiketler:, ,

Namlı gurme

Kasım 10, 2008 vladivostox 2 yorum
namli
flickr’dan

haftasonu hazır havalar güzel, değişik bir yerlerde güzel bir kahvaltı yapalım dedik. bebek/rumelihisarı civarı bazen fazla uzak geliyor zira, bilhassa günlerin kısalmaya başladığı zamanlarda.  mevzubahis yer, yandaki fotodan da görülebilecek olan “Namlı Gurme”. adında yer alan gurme lafının hakkını rahatlıkla verebildiği söyleyebilirim. detaylara girmeye hiç gerek yok, ama peynir ve jambonlarına özel ihtimam göstermek lazım. tavsiye edilebilir gönül rahatlığıyla…

yalnız yenen bol pastırmalı bir yumurta nedeiniyle gün içerisinde rahat 2 litre su tüketmişimdir, o derece tuz takviyesine maruz kaldım. bir de alınan kalorilerin biraz olsun azaltılabilmesi için, kahvaltı akabinde karaköy-beşiktaş-taksim ve sonra kabataş istikametinde yürünen yollar da cabası.
Categories: gez toz Etiketler: