Kısa kısa kısa (I)
Toptan bir blog yazmaktansa kısa kısa notlar halinde yazasım geldi. Tembellik ömür boyu…
- Pazar gecesi tv’nin başına kurulmuş Rıdvan Hoca eşliğinde “%100 Futbol”u izleyecektim ki; Obama ve salak Türk televizyonculuğu tüm şevkimi aldı götürdü. Neredeyse yarım saat memleketçe Obama’nın “Air Force One”ının kapısını seyrettik. O kadar bekleyişin üzerine Obama kapıdan kendini gösterip hareket çekseydi çok eğlenirdim herhalde; ama olmadı tabi.
- Kadınların daha bir kaç saat önce gördükleri arkadaşlarını tekrar görünce göstermiş oldukları süslü ve ağdalı sevinçlere bir anlam veremiyorum. Mavi ekran…
- Alper Canıgüz’ün “Gizliajans”ını şiddetle ve şevkle tavsiye ediyorum. Alın, okuyun, beğenin… Sonra eşe dosta verin; sevgi çemberi genişlesin, insanlık aşka gelsin blablabla
- Pazar gecesi Eurosport’ta denk gelince izledim; Avustralya Futbolu deli zevkli bir şeymiş. Memlekette olsa oynamak isterdim, o derece.
- Öğlen yemeğinde ıspanak çıkaran işyerine ne denir? İsmail YK, bilir ne diyeceğini!
Categories: günlük, havadan sudan