Anne ile gmail diyaloğu ve Blog Ödülleri
Sanırım bu satırları okuyan pek çok kişinin belli bir yaşın üzerindeki tanıdıklarına (anne, baba, belki de büyükdedeler vs.) bilgisayarı ve interneti anlatmak durumunda kalmışlığı vardır. Benim maceram bir kaç sene önce babama interneti söktürmek ile başladı; ama açıkçası umduğumdan daha hızlı bir yol katetti kendisi. En başlarda en büyük problemi, adres çubuğuna sitelerin ismini yazarken devamlı Türkçe karakter kullanıyor olmasıydı. Sabırla bu sorunun üstesinden gelmeyi başardık. Hatta artık babam bana hergün e-mail forward’lar hale geldi.
Neyse, geçen gün annem aradı ve “maillerime nasıl bakacağım?” dedi. En başta annemin e-maili olması fikrine adapte olmaya çalıştım; akabinde girizgaha başladım. ”Gmail.com”u adres çubuğuna yaz dedim, o da “tamam, yazdım ama sayfada hala google görünüyor.” şeklinde bir cevapla karşılaştım. ”Hm, enter’a bastın mı?” lafıma annem “Enter ne, şu alttaki ince uzun tuş mu?” diyerek karşılık verince bende hafif bir mavi ekran oluştu. Neticede uzun uğraşlar sonucunda problemi çözdük ve annem e-maillerine bakmayı öğrendi. Yalnız “Kimle mailleşiyorsun ki bu arada?” sorumu, “baban mail yolluyormuş onlara bakacağım” şeklinde yanıtlayınca gülmekten kendimi alamadım. Bir ara habire tv’de dönüp duran vodafone reklamları gibi olduk tam anlamıyla.
Bu arada malum Blog Ödülleri yarışması başladı; ben de basketbol temalı blogumla spor kategorisine iştirak etmiş bulunuyorum. Bu sayfadan kayıt olup, Spor blogları kısmında “24 Saniye – Basketbol“a bir oy şeyettirebilirseniz sevinirm. Kısfmet diyorum artık…