Arşiv

Archive for the ‘spor’ Category

Tüm çabalarına rağmen yenilgiyi engelleyememek

Aralık 26, 2008 vladivostox 1 yorum

türk basınının genelinde şöyle bir hastalık var; yurt dışında spor hayatını devam ettiren ne kadar türk oyuncu varsa neredeyse hepsini oynadıkları takımın değişmez ve önemli oyuncularıymış gibi lanse ediyorlar. yeri geliyor maçları çeviriyorlar, son saniye basketleri atıp ya da golleriyle fileleri havalandırıp taraftarın sevgilisi oluyorlar. çoğunlukla göstermiş oldukları performanslar 1 ise 2 imiş gibi anlatılıyor ya da örneğin basketbolun veya futbolun bir takım sporu olduğunu göz ardı edip bireysel olarak onları yüceltiyorlar. bunu yazmamın sebebi ise şu; bugün ntvspor.net’te bir basketbol haberine denk geldim. abd’de ncaa’de basketbol hayatını sürdüren doğuş balbay’ın performansı şöyle anlatılmış

[...] Doğuş Balbay, takımını öne geçiren basketi kaydederek bu sezonki en iyi maçını çıkardı. [...] maçın bitimine 2 dakika kala takımı 67-66 gerideyken bir top çaldı ve Texas’ı öne geçiren basketi attı.

maç sonu istatikleri ise şöyle; 2 sayı, 5 rebound, 4 assist ve  top çalma. ortalama olarak fena bir performans değil elbette. yalnız alıntıladığım kısmı düşününce oldukça güldüm diyebilirim. hani son saniye basketi atılır haber olur, ya da double-double yapar ve dikkat çeker. ama “takımını öne geçiren basket” nedir ki? manasız… 22-23 geride götürülen bir maçta da bir basket atınca takımın öne geçer neticede.  

tuncay’ın mükemmel oyunu middlesboro’ya yetmedi, mehmet okur’a arkadaşları eşlik edemeyince utah jazz maçtan boynu bükük ayrıldı vs. tanıdık geldi değil mi?

Categories: kafama takildi, spor Etiketler:, ,

Nerde güneş oraya yerleş

Kasım 7, 2008 vladivostox Yorum yapın

bu aralar ya benim uyku düzenimde bir bozukluk var ya da futbol maçları giderek sıkıcı olmaya başlıyor. şöyle ki; salı günü liverpool-atl. madrid maçının ikinci yarısında, çarşamba günü fb’li olmama rağmen arsenal-fenerbahçe maçının son yarım saatinde ve nihayet perşembe günü benfica-galatasaray maçının ilk yarısında uyuyakaldım. basbayağı tv’ye bakarken içim geçmiş, ve koltuğun kolunda huzur bulmuşum. aslen maçlar sıkıcıydı evet, ama yine de bu durum havaların değişmesi ve saatlerin geriye alınmasıyla da alakalı olabilir. halbuki yazın ne güzeldi; 9′da kararan hava, etraf daha bir parlak, akşam olunca dışarı çıkıp parkın etrafında ya da acıbadem’de yürümeler vs.

eskiden yaşın ilerledikçe yazları ve sıcak havaları seveceksin derlerdi de inanmazdım ama doğruymuş meğerse. sonuçta bu kıssadan çıkardığım hisse budur.

Categories: havadan sudan, spor, uykular Etiketler:,

Önünüzdeki maçlara bakmayın arkadaşım

Kasım 3, 2008 vladivostox Yorum yapın

galatasaray teknik direktörü skibbe, ankaraspor’la oynanan kupa maçı sonrası “sonuçtan memnun olduğunu, iyi bir rakip karşısında deplasmanda 1 puana fazla üzülmeyeceğini ve nihayetinde istanbul’da alınacak 2 galibiyetle de üst tura çıkacaklarını” belirttiği bir beyanatta bulunmuş. okuduğum haberler ve bloglarda da insanlar bundan pek bir yakınmışlar; skibbe’nin çapının darlığından, gs’nin büyüklüğünden, böyle şeyler söyleyemeyeceğinden yakınmışlar. Nedense böyle kemikleşmiş bir fikir var türkiye’de; 3 büyüklerin her zaman tepeye oynaması gerektiği, asla ve asla ikinciliklerle ya da beraberliklerle yetinemeyeceği üzerine…

halbuki benim bir futbol camiasından/ortamından/liginden beklentim tam da bu. bu takımlar elverdiği sürece büyük olarak kalacaklar elbette. gerek taraftar potansiyelleri gerekse de maddi güçleriyle buna mukadder durumdalar zaten. ama diğer takımlar da asla figüran olmamalı, kendilerine biçilen role sıkışıp kalmamalılar. daha dengeli bir sistem olsun. bu sezonda şu ana kadar yaşandığı gibi, bursa, kayseri, ankara, sivas ve gaziantep yenebilmeli 3 büyükleri ve yeri geldiğinde de aragones, skibbe ya da mustafa denizli alınan beraberliklerden mutlu olabilmeli. bana daha sağlıklı gelen durum da bu açıkçası.

hep fenerbahçe şampiyon olsa bir noktadan sonra bayağı bir sıkılırdım heralde.

Categories: spor

Harun Remzi

Ekim 22, 2008 vladivostox Yorum yapın

Bu aralar futbol maçı izlerken devamlı uykum geliyor. Maçlar biraz geç saatte yayınlandığından mı, yoksa işin-gücün üzerine koltuğa yayıldığımda üzerime sökün ediveren ağırlıktan mı bilemiyorum. Ya da belki Fenerbahçe’nin ultra-über sıkıcı futbolundan kaynaklanıyor olabilir. Rıdvan Hoca ağzıyla konuşmak gibi olmasın da “Bu Arsenal bize ortalama 5 çakar” demiştim maçtan önce, öyle de oluverdi. Adamlar vurdu gol oldu, Allah’tan ikinci yarı vurmaktan vazgeçtiler. Kısacası evdeki Gassaraylının bedduası tuttu.

Ama mesela adamların yaş ortalamasının 21 olması pek bir ilginçti, skordan ziyade. Son golü atan yeni ergen çocuk, diyelim Türk ve ismi de Harun Remzi olsa bu topu oynayabilir ya da bu maça çıkabilir miydi; yoksa o da diğer lokal arkadaşları gibi Paf’ta sürünüyor olur muydu? Konu bu bence.

Bir de bu eleman vesilesiyle aklıma geldi sık sık; İngiltere’deyken adımı anlayaman tüm Rooney görünüşlü yerli beyaz insanlara kısaca “call me aaron” dediğim… Kelimelerin başındaki H harfini niyeyse pek kapamıyorlar.

Categories: havadan sudan, spor

Amerikan uşağı

Ekim 20, 2008 vladivostox Yorum yapın

digiturk aldığımdan beri (yaklaşık 6-7 aydır) normal/bildik/geleneksel kanalları seyretmemeye başladım. artislik olsun diye değil aslında yaptığım; digiturk’te normal tv’lerdeki gibi kanalları sıralayamadığım için neyin nerede olduğunu da pek bilemiyorum. 2-15, 70-79 arasında zaplayıp duruyorum. en güzeli de fox sports aslında. bu sayede tüm amerikan sporlarına aşina oldum, her açtığımda bir maç gösteriyorlar. yazı beyzbol izleyerek geçirdim, çok eğlenceli bir spor değil ama fena sayılmaz. asıl amerikan futbolu oldukça zevkli, sezon eylül’de başladı, devam ediyor. zaten basketbol, futbol da şifreli yayınlanıyor; koptum gittim. böyle güzel. hem izlediğim maçta bir takım yenildi diye hiç sinirlenmiyorum. lig tv’m olsa fener beni kanser edebilirdi zira.

Categories: spor