cnn türk’te “basin tribünü” programini rastgeldikçe izliyorum, özellikle yigiter ulug ve mehmet demirkol’un tespitleri güzel. yalniz masadaki üçüncü sahis ismet berkan’in kendine nasil orada yer bulabildigini merak ediyorum. “öggg, eeee, himmm” diyip duruyor noktalama isaretlerinin yerine… radikal’in genel yayin yönetmeni olmanin verdigi forsla kenara sigismis olsa gerek.

Reklamlar

imtihanlardan sonra yapilacak en güzel sey bol bol film izlemektir sanirim. istanbul film festivali de bu araya iyi denk geldi, 4 tane film izlemeye firsat bulabildim. biraz rastgele seçilmis olsalar da herbirinin kendine göre güzel taraflari vardi, hatta içlerinden biri jüri özel ödülünü de kazandi.
dördünü begenilme sirasina sokaraktan yazayim;

-profesyonel(profesionalac). jüri özel ödülüne layik görüldü. yerinde bi karar…
-dönüs(vozvrashcheniye). oyunculuk konusunda içlerinde en basarili olaniydi.
-ilkbahar, yaz, sonbahar, kis… ve ilkbahar. güzel bir güney kore filmiydi. doga görüntüleri ve filmin dingin yapisi etkileyiciydi.
-bugün ve yarin(hoy y mañana). hikayr hosuma gitmedi, konu pek ilgi çekici degildi. para bosa gitti diyebilirim…

insan bari festivallerde bilet fiyatlarini biraz makul seviyelere çeker; o kadar sponsor varken…

ben maçlara gitme konusa ilgi göstermeye baslamadan evvel fener nasil oynuyordu bilemiyorum ama izledigim son üç maçta hayli berbat bi oyun sergiliyor. bugünkü samsun maçi misal… simdi isin içinden “stres altindaydik” gibi beyanatlarla kurtulmaya çalisacaklar ama sanki durum o kadar da basit görünmüyor. gol kaçirmalar ya da basit pas hatalari strese baglanabilir pekala, yalniz mücadele etmemenin sebebi de mi üzerlerindeki baski acaba?

maçlari izlemek de oynamak kadar yorucu olsa gerek. 4-5 saat sirf ayakta durmak ve neticesinde kös kös eve yollanmak pek matah birsey degil çünkü.

baharin geldigini, yazin yaklasmak üzere oldugunu hatirlatan seylerden biri vizeler ise, digeri de meydanlari istila etmeye baslayan yasli amcalar olsa gerek… bilimum meydanda (en çok kullandiklarim üsküdar ve taksim) gün boyunca rahat rahat oturup, geyik yapmak… asil merak ettigim, söz gelimi taksim meydanina o kadar yasli amcanin nasil ulastigi. mesela sabahtan kalkip “hanim ben meydana gidiyorum, arkadaslarla iki laklak edicem!” gibi bir diyolog olasi mi? yoksa yaslaninca biz de mi böyle olacagiz?

bu arada sitenin 600. gününü idrak etmisim bugün haberim olmadan. sinavlardan zaman-mekan ikilisi arasindaki koordinasyon tarumar oldu…