“ajax: hollandalilar ve sava?” simon kuper’in son kitabi. kendisini türkiye’de de hayli popüler olan “futbol asla sadece futbol degildir”den hatirliyoruz. daha evvel burada tanitimini yapmistim.
kuper’in son kitabi her ne kadar okumaya baslamadan evvel sadece ajax ve hollandalilar hakkindaymis izlenimini uyandirsa da isin asli öyle degil. kitapta on küsür bölüm var ve bunlarin ancak üçte biri ajax hakkinda(daha fazlasini arzu ederdim). diger bölümlerde bilhassa 2.dünya savasi sirasinda almanya ve ingiltere’deki futbol seyri konusunda hayli enteresan bilgiler var. pek çok sehirde(bombardiman tehlikelerinde dahi) insanlar stadlara dolusarak maçlari seyretmeye devam etmisler.

kitabin asil yazilma amaci yahudiler. kuper de bir yahudi… çesitli hollanda kluplerinin(ajax ve sparta rotterdam var kitapta) yahudi üyeleriyle savas öncesinde, sirasinda ve sonrasinda iliskilerini ve özellikle soykirim safhasinda daha genel olarak hollandalilarin tutumunu irdeliyor.

kitaptaki en ilginç anektod, ingilizlerin savastan çok kisa bir süre önce nazi almanyasi milli takimiyla berlin’de yapacagi müsabaka öncesi seramonide tüm tribünlere nazi selami vermesi… zaten kitabin kapagindaki resim de simon kuper’in tabiriyle o “rezil” ani gözler önüne seriyor.

nato toplantisinin neden bu kadar büyütüldügünü anlayamiyorum. bir kaç haftadir devlet erkani bir güvenlik “paranoyasi” içine girmis, uçani kaçani kontrol etmeye çalisiyorlar.
bugün haberlerde duyduguma göre, zirve sirasinda 2 gün boyunca bogaz da gemi trafigine kapali olacakmis. ayrica “nato vadisi” diye tabir edilen alanin havasi sahasi da… olayi bu kadar abartacaklarini sanmiyordum, iyice amerikanvari davranmaya basladilar.
“kraldan fazla kralci” bir davranis; dünyaya sanki sahiden devamli teröristlerin tehditi altinda yasiyormusuz, yasiyorlarmis algisi asilamaya çalisiyorlar. bu sayede “savasçi” politikalarina psikolojik destek saglamaya çalisiyorlar anlasilan.

“zevkler ve renkler tartisilmaz” lafini zamaninda kim literatürümüze kazandirmissa halt etmissin diyorum buradan kendisine… pekala tartisilir, hatta tartisilmalidir.
“herkes yapmak istedigi seylerde özgürdür.” lafi iyi güzel de; misal sinemanin lobisi mi derler artik neyse o ortalik mekanda beklerken “princess&me” adli “pembe” filme giden kisi sayisinin “21 grams”a gidenlerden fazla oldugunu görmek bünyeye agir geliyor. böyle böyle insanlar popstarlarin, evlenme programlarinin manyagi olmaya basliyorlar; zevkten dört köse…