erik-jan zürcher’in yazdığı “milli mücadelede ittihaçılık” adlı kitap tarih konusunda hoş bir okuma imkanı sunuyor. öncelikle hemen belirteyim kitap hayli başarılı bence. hem anlatım (dolayısıyla çeviri) kalitesi hem de içerik yönünden. bazı kesimlerce şeytanileştirilirken yine diğerleri tarafından da yüceltilen İTC’nin pek de incelenmemiş bir alandaki, milli mücadeledeki, etkileri ve faaliyetleri üzerine güzel bir çalışma. örneğin, atatürk’ün aktif bir ittihatçılıktan türkiye’nin kurulmasıyla birlikte zaman içerisinde kurtuluş savaşı dahilindeki diğer ittihatçılarla giriştiği çekişme ve mücadele evresine geçişi üzerine derinlemesine bölümler sunuyor. bilhassa 1926 izmir suikasti ve akabinde oluşturulan istiklal mahkemesiyle ilgili olan bölüm ilgi çekici ayrıntılar içeriyor.

kanımca kitabın en önemli artılarından biri de zürcher’in eleştirdiği gibi 1919 öncesine ve cumhuriyet sonrası siyasi oluşumlara temel kaynak olarak sadece nutuk’u, atatürk ve çok yakın arkadaşlarıyla yapılan söyleşileri almamış olması. bu zikredilenlerin yanı sıra zaman içerisinde atatürk’ün hayli ters düştüğü kazım karabekir’in, rauf orbay’ın, ali fuat cebesoy’un anılarına da başvurması. son olarak zürcher ve türkoloji hakkında güzel bir de link vereyim;
http://web.archive.org/web/20050804002342/http://www.let.leidenuniv.nl/

Advertisements

radikal’i sık sık okuyanlar ya da en azından arada bir takip edenler mine g. kırıkkanat’ı bilir. (nedense okurkan g’ye “ci” diyorum, gavurca etkisi. “ali g” de geliyor aklıma hemen) neyse, bilmeyenlere de kısaca tarif etmek gerekirse, hezeyanı bol bir hanım köşeyazarıdır kendisi. sağa sola dümdüz giden ve ölçüyü de kaçırmaktan çekinmeyen bir kalemi var; işin ilginci fransa’da da tutuyorlar ki sık sık tv5’de görüyorum.

sadede gelirsem, bilmeyenler için, mine hanım 27 temmuz’da radikal’de demin tarif ettiğim tarzda bir yazı daha tefrika etti. bu yaz caddebostan’da açılan halk plajı nedeniyle sade vatandaşlarla kendi tabiriyle ümraniye’den şehre inen kıllı ahalinin sorunu üzerine. internette görmeye alıştığımız forum tipi yazıyla ifade edilebilir bu çalışması. gazete sütunlarını paylaştığı üç isim; zeki çoşkun, yıldırım türker, ve son olarak nuray mert kırıkkanat’a eleştiri dozajı güzel ve daha üsluplu yazılarla cevap verdiler. böyle işte…