2 hafta kadar dinleneyim, balkanlardan gelen soğuk havanın zevkine varayım…

Advertisements

bir insanın yemek yapmaktan hoşlanmasına bi türlü basmıyor aklım nedense. mazoşist olmak lazım sanırım… neyse 1 hafta sonra düzgün şeyler yiyebileceğim, umarım.

ingilizlerin sıraya girip bekleme alışkanlığı mevzu otobüs durakları olunca geçerliliğini yitiriyor; belki otobüse binmeyi tercih etmemekten de kaynaklanabilir bu durum bilemiyorum.

kampüsteki otobüs durağı her zaman dolu oluyor, ama elemanlar gelişigüzel sırada duruyorlar ve hatta bazıları kafa mı basmıyor nedir durağın en ucunda bekliyor… neyse, her zaman sonradan gelip sıranın başına geçsem de şimdiye kadar bi allahın kulu da “hemşerim n’oluyo!” demedi. sonra ayakta kalıyor bunlar.

bi de nedense otobüste başkasının yanına oturmaktan çekiniyorlar. herif boş koltuğun yanında ayakta duruyor, oturmuyor. “ilim çin’de de olsa gidip alınız” misali “tek boş koltuk arka cam kenarı olsa da gidip oturunuz” şeklinde düşünen biri olarak algılayamıyorum bu durumu. yemicez güzelim sizi, merak etmeyin.