is, as, haydar bas

sicak havalarda oy kullanma islemi, benim gibi hafif usengec adamlar icin biraz zor oluyor. nitekim dun de oy kullanmak icin okula gittigimde saat 4’e giderek yaklasiyordu. [babamlar arabayla gelip almasalardi sanirim bu secimi pas gececektim :) ]

her neyse, oy atmam gereken sandigi biraz aradiktan sonra ismimi secmen listesinde goremeyince “ulan, boyle seyler de hep beni buluyor!” diye soyleniverdim haliyle. tum listeyi rahat 4-5 kere kontrol etmisimdir, “soft kufurler” esliginde… bir kac sandik listesine daha baktim umutsuzca. ondan da bir hayir cikmadigi icin okulun mudurunu bulup odasinda ysk’nin internet sitesine bakmaya calistim. ama kafasini kirdigimin ysk’si secim gunu siteyi kapatmis. hafta sonu fazla mesaiye kalmayalim, serverlar elektrik harcamasin diye dusunmus olabirler; sasirmam yani…

ortada salak salak dolanip milleti izlerken koridorun sonundan babamin sesini duydum; “oglum sen kor musun?!”… evet, olabilirim. o kadar baktiktan sonra ismimi listede goremedigime gore. yalniz bu liste sayesinde”yardiray sokak” diye bi yerde oturdugumu ogrendim, kulaga pek tekin bir yermis gibi gelmiyor ama.

Reklamlar

ehliyet, nihayet…

ehliyet kursunu bitirip, sinavlardan gecip ve nihayetinde ehliyeti almaya hak kazanip da aylarca bekleyen insan evladina ne denebilir? [bkz: ilgili blog yazim] kisaca, tembel harun olabilir; ya da usengec… her neyse, isten nihayet izin alip sicak bir yaz sabahinda bostanci’nin trafik subenin yolunu tuttum. 5 dakika icerisinde uzerinde gozlukle surmem gerektigini ifade eden bir ibarenin yer aldigi ehliyetime kavustum. ehliyet sahibi olmaktan dolayi mutlu olmami gerektirecek ilk neden, araba surebilecek haklara sahip olmam degil de artik nufus cuzdanimi yanimda tasimak zorunda kalmayasim olusu isin aci tarafi olsa gerek. ;) bu arada sanirim nufus cuzdanima yeni bir pvc kaplama yaptirsam iyi olacak.

bunun disinda insanlarin bilmedigim yerlerde dolasirken bana adres tarifi sormalari bir gelenek halini aliyor. bostanci’da gecirdigim yaklasik 15 dakikalik kisa bir surede 2 kisi adres sordu; ve ben kendimi kotu hissettim. “hayir, bilmiyorum” demekten hoslanmiyorum iste n’apayim. hani karsidaki “o zaman ne geziyon burda?!” diyecekmis gibi geliyor. :) en komik olansa, ingiltere’de londra’nin gobeginde aylak aylak dolanirken uzakdogulu bir vatandasin bana adres sormasiydi. ne diyim ben artik sana…

gedo senki ve miyazaki gunleri

Miyazaki jr.’in ilk animasyonu “gedo senki“nin sinemalara dustugunu ogrenir ogrenmez ne zaman gitsem diye plan yapmaya baslamistim. Maksat elbette kiddo‘yla beraber gitmekti, ayni “howl’s moving castle”‘da oldugu gibi; lakin o memleket topraklarinda gunes-havuz-karanfil ucgeninde vakit gecirmekte su siralar. (kiskaniyorum orasi ayri.) Neticede, haftasonu gedo senki’yi izlemek icin yalniz kovboy edasiyla pek guzel filmler gostermesiyle gonlumuzde taht kurmus olan beyoglu-alkazar’a gittim.

Film, ursula le guin’in “yerdeniz öyküleri” serisinin bir uyarlamasi. Daha evvel bu seri hakkinda bir fikre sahip olmadigim icin, aslina sadik kalinmis mi ya da uyarlama seriyle karsilastirildiginda basarili olabilmis mi bilemiyorum. Yine de cesitli yerlerde okudugum kadariyla, pek cok uyarlamada oldugu gibi, siki takipciler (ya da fanlar diyelim) ortaya cikan sonuctan fazla memnun degiller. Bana goreyse; her ne kadar miyazaki sr. mertebesine ulasmak icin daha cok yolu olsa da junior ilk isinde guzel bir performans yakalayabilmis diyebilirim. Filmde genel olarak engin bir hayal gucunun izlerine cok sik rastlayamiyoruz ama karakterler guzel islenmis vaziyette. Belki hikayenin gectigi yerdeniz (earthsea) daha iyi tasvir edilebilirdi. Sonuc olarak, gidilip gorulmeye deger bir calisma ortaya cikmis. Umuyorum ki, hayao miyazaki gonul rahatligiyla tahtini ogluna birakabilsin ilerleyen yillarda…

Bunun disinda alkazar sinemasinda miyazaki gunleri baslamis durumda. Animasyona ilgi duyanlar sakin kacirmasin; zira miyazaki’nin yapitlari mukemmel bir hayal gucunun mahsuludur ve izlemeye doyamazsiniz. O muhtesem detaylar, harika karakterler… bir aksilik olmazsa onumuzdeki Cumartesi “ruzgarli vadi”yi izlemek icin orada olacagim.