Lütfen beni ara(cı)nıza almayın

her sabah aynı noktada, servisin gelip beni işe götürmesini bekliyorum. servisin, bulunduğum noktaya varma zamanı 10-15 dakika aralığında seyrettiğinden dolayı etrafa bakmaktan başka zamanın geçmesini sağlayan bir meşgalem yok. en dikkat çekici olan, neredeyse 10’a yakın insanın sabahın bana göre hayli körü olan saat 8 gibi parkta yürümeleri. beklediğim süre boyunca bir ileri bir geri gidip duruyorlar. onların yerinde olsam şahsen biraz daha uyumayı tercih eder, yürüyeceksem de öğlen gibi bunu yapardım. tembelliğimden değil ama orası yanlış anlaşılmasın.

bir de habire bana düt düt yapıp mesaj yollayan taksicilere uyuz oluyorum. öyle kendi başıma yolun köşesinde duruyor olmam taksiye bineceğim manasına gelmiyor doğal olarak. tabi hemen yakında insanlar 4’erli gruplarlar halinde taksi-dolmuş yapıyorlar orası ayrı; yani taksicinin hedef kitlesinin onlar olması lazım. kendi yararına zira. neyse, işte tüm bu kıl olmalarım nedeniyle önümden geçip de bana düt düt yapan taksicilerle göz teması kuruyorum, karşılıklı bakışıyoruz bir süre. bekliyor benden bir el hareketi ama nafile; elimi ceketimin cebimden çıkarsam hemencecik duracakmış gibi. bir de e5’te bilimum köprü altında uçan kaçan tüm canlılara dakikalarca değişik tonlarda korna çalan minibüsçülere garezim var, bu nedenle metrobüs gelsin heryere. bu camiadan da kurtulmuş oluruz böylece.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: