Beytepe’dan anılar (Volyüm 3)

Çarşıdan çarşıya şafakları azaltıyorum. Bugün atarsa 74, yani Bartın. Geriye dönüp bakınca zamanın hızlı geçtiğini söyleyebilirim elbette. Zira en son buraya birşeyler yazalı neredeyse 1 ay olmuş. Halbuki bana daha dünmüş gibi geliyor. Arada yaşanan onca olay, söylenen ve işitilen sözler, yorgunluklar ve bol bol kızgınlıklar geçip gitmiş gibi geliyor nedense.

Bir önceki yazıda 1/3’ü bitmişti demiştim; şimdiyse rakam %54. Yani yokuşun tepesine vardım ve artık sıra inişte. Her geçen gün düzlüğe daha fazla yaklaştığım hissini uyandırıyor bende. Hayırlısı diyorum böyle durumlarda.

Hastanede işler yoğun. En son temizlik şirketinin ihalesi bitince hastanenin temizliği de bizim üstümüze kaldı. Sanki boş boş oturuyormuşuz gibi. Allah’tan bir ara aralıksız 4 saate çıkan nöbetler tekrardan 2 saate indi de az olan uykumuzdan daha fazla feragat etmek zorunda kalmadık. Şimdilik günde 5 saat uyuyabilirsem süper diyorum. Zira ortalamalar 4 saat civarında. Ama insan buna da alışıyor zamanla. İlk zamanlarda olduğu gibi koymuyor artık tabiri caizse.

Fakat yine bulaşık yıkama, koğuş temizleme, gerektiğinde kazma kürek işleri son sürat devam ediyor. Ballerina Cif reklamlarındaki gibi elimde paspas’ımla hastane koridorlarını parlatıyorum anacım! ;)

Bir de buraya kısacık da olsa yorum bırakında en azından okunup okunmadığını bileyim. Monolog durumuna düşmeyeyim daha sonra.

Beytepe’den Cardiff’e sevgiler!…

Advertisements