Light olmanın dayanılmaz hafifliği

zaman zaman bazı insanlara karşı biraz önyargılı olabiliyoruz açıkçası. yapmamak lazım gelse de, yine de insani bir durum bu. karşıma tamamen objektif ve tarafsız olduğunu söyleyen bir insan çıktığında kesinlikle inanmıyorum. olasılıkla sallıyordur.

neden böyle bir girizgah yaptığıma gelirsek eğer dün bir burs/yardım organizasyonu çerçevesinde ferhat göçer’in konserine katıldım. hayatımda çok fazla konsere gitmişliğim yok ama dünkü, tiyatro düzeninde oturarak izlediğim ilk konser oldu. üniversitenin düzenlediği bir program olduğundan yaş ortalaması biraz yüksekti. ferhat göçer’i sevmezdim; neden habire bağırarak şarkı söylediğini de anlamazdım. belki de annem çok sevdiğinden, habire dinlediğinden olsa gerek biraz önyargıyla bakıyordum. neyse, dün çok güzel bir performans sergiledi açıkçası. sakin sakin şarkılar söyledi. şaşırdığım nokta ise, pek çok dilde şarkı söyleyebiliyor oluşuydu. ingilizce, fransızca, ispanyolca ve italyan parçalar okudu, ve şahsen başarılı da oldu diyebilirim. sting’den bir kaç şarkı, noir desir’in meşhur “Le vent nous portera”sı, Esmeralda vs… seyirciyle diyalogu güzeldi. bir de ıssız adam vesilesiyle meşhur olan eski tarihli ayla dikmen’i “anlamazsın”ını söyledi ki, ben pek bir beğendim.

light bir erkek oldum konser sonunda. gecenin neticesi budur.

Advertisements